Muhammed KARMIŞ Resmi Web Sitesi | Muhammed KARMIŞ Offical Web Site
ANA MENÜ
MENÜ
Ana Sayfa
Hakkımızda
İletişim
Hac ve Umre
Web Tasarım
Galeri
Haberler
Düşündüren Hikayeler
Arama
Login Form


loginYakında
SİTE YAPIM AŞAMASINDA by Muhammed KARMIŞ
İnananlar asla kaybetmez.

Muhammed Karmış

YilbasiKutlamalariileislaminBagdasmazligi

              YILBAŞI KUTLAMALARI İLE İSLAM’IN BAĞDAŞMAZLIĞI

          Hırıstiyan âleminde Noel, Hz. İsa’nın doğum günü, Yılbaşı da Miladi Takvim başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

          Bütün kötülükler, kargaşa ve huzursuzluklar, ahlaksızlıklar ve her türlü ucubelik, dini duyguların zayıflamasından, başka milletleri taklitten dolayı meydana gelir. İslam’ın hiçbir ilkesinde Noel ve Miladi Yılbaşı kutlamalarının yeri yoktur.

         Nisa Suresi 140. Ayetinde mealen Yüce Allah: "Oysa Allah size Kitapta, Allah`ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay, edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze geçip dalıncaya dek onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah münafıkların da, kâfirlerin de tümünü cehennemde toplayacaktır" şeklinde bizlere buyuruyor.

          Yahudilerin ve Hıristiyanların âdetlerini benimseyip onlar gibi yaşamanın anlamı nedir, biliyor muyuz?

         Peygamber Efendimiz: “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, onlardan olur.” ve yine “Kim bir kavmi severse onlarla beraber haşrolunur.” buyurmaktadır.

        Yüce Peygamberimiz’in doğumundan, hicretinden ve dinimizdeki mübarek gün ve gecelerden bihaber olup buna rağmen “Müslümanım” diyen bazı kimseler; Hıristiyanlara ait olan Yılbaşı gecesine daha birkaç gün öncesinden hazırlanırlar. O gecede eğlence adı altında çeşitli rezaletler sergilerler. Taklit zavallılığı ile şahsiyetlerini kaybeden bu gibi kimseler hem ahiret bakımından kendilerine zarar verir hem de vatan ve milletine zarar vermiş olurlar.

        Vatan ve milletine zarar verirler. Çünkü: Asırlardır bu milleti topla tüfekle yıkamayan, mağlup edemeyen, biz Müslüman Türklerin İslam Düşmanları taktik değiştirmişlerdir. Misyonerler toplumumuzda yılbaşı vb. gün ve gecelerde bizleri yıkmak için faaliyetler içerisine girmişlerdir. Bu tip hile ve organizasyonlarla milletimiz yere serilmeye çalışılıyor ve öz benliğimizden uzaklaştırılmak isteniliyor.

       Geçicide olsa bu manzara çok acı ve üzüntü vericidir. Bugün bazı kimselerin taklitçiliğinden ibaret olan bu hâl, bir gün gelir toplum olarak hepimizi sararsa işte o zaman kimler olduğumuzu unutup, yabancıların kültürlerini, örf ve adetlerini yaşarsak, yılbaşı gecesini kutlama zavallılığına düşersek; akıbetimiz esaret ve durumumuz maymun misali taklitçilik olmaz mı? Biz Müslümanlar bu bilince ne zaman ulaşacağız? İstiklal Şairimiz Mehmet Akif bu durumu şöyle açıklıyor:

      “Demek İslam’ın nâmı kalmış Müslümanlarda,

        Bu yüzdenmiş demek hüsran-ı milli son zamanlarda.”

       Papa II. Jean Paul: “Helal olsun şu Müslümanlara, bizim bayramımızı bizden daha iyi kutluyorlar” şeklindeki ifadesi yanlış yolda olduğumuzun yine kesin bir delilidir.

       Yabancıların ve gayrimüslimlerin âdetlerini benimseyip yılbaşı gecesini kutlamanın bu şekilde ne denli yanlış bir hareket olacağının farkında olmalı dolayısıyla bu zavallılık ve taklitkârlığın asla içinde yer almamalıyız. Şimdiye kadar yabancıların ilim ve tekniğini alacağımız yerde onların modasını ve azgın yaşayışını aldık.  İçki içerek kadınlı erkekli dans etmek medeniyet değildir. Başkalarına benzemek, onlar gibi yaşamak medeniyet olamaz. Yine bu konuda Merhum Mehmet Akif’in şu mısraları ne kadarda manidar:

       “Kim demiş Avrupa insanı medeni

         Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni

         Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni

         Desenize hayvanlar bizden daha medeni”

         Yılbaşı çatısı altında milyonlarca çam ağacını kesmek kesinlikle medeniyet olamaz. Bu gibi durum ve tutumlar cehaletin apaçık bir göstergesi ve ucubeliğin zirveye ulaşmasıdır.

         Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak: “Eğer yeryüzünde insanların çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar.” Diye En’am Suresi 116. Ayette bizleri uyarmıştır.  “Müslümanım” diyenlerin Yahudi ve Hıristiyanların örf ve adetlerini yaşamaları, yılbaşlarını kutlamaları, onlar gibi hareket etmeleri bir çılgınlık ve deliliktir.

         Yılbaşı gecesini kutlamanın bizlere zararı sayı ile ifade edilemeyecek kadar çoktur. Bizleri özbenliğimizden, manevi değerlerimizden, imanımızdan, Kur’an’ımızdan kısaca bizi biz yapan herşeyden uzaklaştırmaktadır.

         Maide Suresi 2. Ayetinin sonunda Yüce Rabbimiz: “İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah`tan korkup sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir." Buyurmaktadır.

        O halde, taklitçilikten uzak duralım. Yılbaşı kutlama gibi bir gaflete kesinlikle düşmeyelim. İyiliği emredelim, birbirimizi kötülükten men edelim. Miladi Yılbaşına geçirilen 365 günün muhasebesini yaparak ölüm gelmeden evvel kendimizi sorguya çekip çeki düzen vererek ve yeni bir yılın planlamasını yaparak zamanın ne kadar kıymetli olduğunun farkına vararak girmemiz gerekir.         

        Unutmayalım ki bizler, dünya hakimiyetini kurmuş, bütün insanlığa ilim, irfan, adalet ve ahlâkı öğretmiş bir ecdadın torunları, İslam Dininin mensupları ve Hz. Muhammed’in ümmetiyiz.

        Düşüncelerimi ayetler, hadisler ve diğer sözler ışığında kanıtladığımı ifade ederek sözlerime burada son veriyorum.

 

Muhammed Karmış

Twitter.com/MuhammedKarmis

Facebook.com/MuhammedKarmis

KAYNAKÇA:

  1. 1.       Nisa Suresi 140. Ayet
  2. 2.       Ebu Davud (Hadisi rivayet eden)
  3. 3.       Mehmet Akif Ersoy
  4. 4.       Papa II. Jean Paul
  5. 5.       En’am Suresi 116. Ayet
  6. 6.       Maide Suresi 2. Ayet
  7. 7.       Mü’minlere Minberden Hutbeler, Noel ve Yılbaşı Sayfa 127

 

Bugün 1 ziyaretçi (15 klik) KİŞİ BURADAYDI...
Muhammed Karmış ....



=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=